Güncel durum net bir şekilde belirlendiğinde, değişiklikler güvenilir bir şekilde uygulandığında ve tüm ilgili kişiler görevlerini bildiğinde, evde ilaçların kullanımı daha güvenli hale gelir. Bu kılavuz, tipik riskleri ve günlük yaşamda bunlardan korunmayı sağlayan yapıları gösterir.
01
İlaçlarda risklerin ortaya çıkabileceği durumlar
Bakıma muhtaç birçok kişi, farklı zamanlarda birden fazla ilaç almaktadır. Bazıları sürekli olarak gereklidir, diğerleri ise sadece sınırlı bir süre için veya belirli şikayetler olduğunda gereklidir. Buna ek olarak damlalar, yamalar, inhalasyonlar, insülin, göz damlaları veya merhemler de dahil olabilir. Her bir kullanım tek başına anlaşılabilir olabilir. Ancak farklı ilaçlar, talimatlar ve ilgili kişiler bir araya geldiğinde bakım süreci zorlaşır.
Belirsizlikler nadiren dikkatsizlikten kaynaklanır. Çoğu zaman, hangi ilaç planının güncel olduğu, ilacın alınmış olup olmadığı veya yeni bir tıbbi talimatın mevcut süreci nasıl değiştirdiği net değildir. Ayrıca, birbirine benzeyen ambalajlar, eczanede yapılan ilaç değişikliği veya evde bulunan eski stoklar da ilaçların doğru şekilde eşleştirilmesini zorlaştırabilir.
Birbiriyle çakışan birden fazla bilgi kaynağı
Eski bir plan, taburculuk mektubu ve yeni bir sözlü talimat farklı bilgiler içerebilir. Açıklığa kavuşturulmadığı takdirde, eski bir dozajın veya kullanımı durdurulmuş bir ilacın kullanılmaya devam edilmesi riski vardır.
İlaç alımı takip edilemiyor
Birden fazla kişi bakımda yardımcı oluyorsa veya hafıza belirsizse, bir ilacın daha önce alınıp alınmadığı net olmayabilir. Net bir geri bildirim, ilacın atlanmasını ve yanlışlıkla iki kez alınmasını önler.
Değişiklikler tüm ilgili kişilere ulaşmıyor
Doktor randevusu veya hastanede yatışın ardından sadece planın güncellenmesi yeterli değildir. Hazırlanmış ilaç kutuları, stoklar ve yakınlara veya bakım hizmetine yönelik bilgiler de kontrol edilmelidir.
Özel talimatlar yeterince açıklanmamıştır
İhtiyaç duyulduğunda alınan ilaçlar, süreli kullanımlar veya özel uygulama şekilleri söz konusu olduğunda, sadece ilaç adı yeterli değildir. Kullanım nedeni, doz, zaman, süre ve sınırlar anlaşılır olmalıdır.
Güvenli ilaç yönetimi, kesin olarak güncel bir plan, net sorumluluklar ve takip edilebilir bir kullanımla başlar.
Bu temel unsurlar adım adım oluşturulabilir. Yakınların ilaçların etkilerini veya dozajlarını kendileri değerlendirmeleri gerekmez. Görevleri, reçete edilen durumu anlaşılır bir şekilde yansıtmak, uygulamayı güvenilir bir şekilde takip etmek ve belirsizlikleri zamanında doktor muayenehanesi, eczane veya bakım hizmeti ile netleştirmektir.
02
Güncel ilaç planını anlamak
Güncel bir ilaç planı, evde güvenli bakım için önemli bir temeldir. Hangi ilaçların, ne kadar miktarda ve hangi saatlerde alınması gerektiğini gösterir. Yakınlar için, ilaç planındaki en önemli bilgileri anlamak yararlıdır. Böylelikle sorular daha iyi hazırlanabilir ve değişiklikler daha güvenli bir şekilde takip edilebilir.
Öncelikle, etken madde ile ticari isim arasındaki farkı bilmek önemlidir. Etken madde, bir ilacın tıbbi olarak etkili olan maddesidir. Ticari isim ise, belirli bir üreticinin ilacı piyasaya sunduğu isimdir. Bu nedenle, aynı etken madde farklı ticari isimler altında satılabilir. Bu durum kafa karıştırıcı olabilir, özellikle de eczane daha önce verilen ilacın yerine başka bir preparat verdiğinde. Bu nedenle, sadece ambalajdaki isim değil, etken madde de belirleyicidir.
Dozaj da aynı derecede önemlidir. Dozaj, bir ilacın ne kadar alınması gerektiğini belirtir. Bu, örneğin bir tablet, yarım tablet, belirli sayıda damla veya belirlenmiş bir insülin birimi olabilir. Özellikle dozajlar konusunda tahminlere dayalı hareket edilmemeli veya hislere göre ayarlama yapılmamalıdır. Herhangi bir belirsizlik durumunda, doktor muayenehanesi veya eczaneye danışılmalıdır.
Alım zamanı, ilacın ne zaman alınması gerektiğini gösterir. Birçok ilaç programı, sabah, öğlen, akşam ve gece gibi ifadelerle çalışır. Bazen “yemekten önce”, “yemekten sonra”, “aç karnına” veya “gerektiğinde” gibi ek talimatlar da bulunur. Bu bilgiler önemlidir, çünkü alım zamanı ilacın etkisini ve tolere edilebilirliğini etkileyebilir.
İlaçların sunum şekli de dikkate alınmalıdır. İlaçlar sadece tablet şeklinde mevcut değildir. Kapsüller, damlalar, şuruplar, yamalar, inhalasyonlar, merhemler, göz damlaları, enjeksiyonlar veya insülin kalemleri de bulunmaktadır. Her bir ilaç formunun kendine özgü pratik gereklilikleri vardır. Göz damlaları tabletlerden farklı şekilde hazırlanmalıdır, yamalar merhemlerden farklı şekilde değiştirilmelidir ve insülinin saklanması, dozlanması ve uygulanması konusunda özel bir özen gösterilmesi gerekir.
Ayrıca, bir ilaç planı genellikle bazı özel hususlar içerir. Bunlar arasında kullanım, saklama, uygulama süresi veya kontrollerle ilgili talimatlar yer alabilir. Bazı ilaçlar kendi başına kesilmemelidir. Diğerleri ise, örneğin bir antibiyotik gibi, yalnızca sınırlı bir süre için reçete edilir. Yine diğerleri, ağrı kesiciler veya acil durum ilaçları gibi, yalnızca belirli şikayetlerde alınır.
Genel listeye, reçetesiz olarak düzenli veya ara sıra kullanılan ilaçlar ile besin takviyeleri de dahil edilmelidir. Bunlar, olası etkileşimlerin değerlendirilmesi açısından önemli olabilir. Bu nedenle, doktor muayenehanesi ve eczane, hastanın gerçekte ne kullandığını bilmelidir.
Bu nedenle, hasta yakınları için özellikle önemli olan nokta şudur: Yalnızca tek ve güncel bir liste bulunmalıdır. Doktor randevuları, hastanede kalışlar veya eczanede ilaç değişikliği sonrasında, planın hâlâ geçerli olup olmadığı kontrol edilmelidir. Belirsiz veya çelişkili bilgiler sessizce kabul edilmemelidir. Hedefli bir sorgulama, tedavinin güvenli bir şekilde devam etmesine yardımcı olur.
03
İlaç alımını güvenilir bir şekilde takip etmek ve bağımsızlığı korumak
İlaç alımı güvenilir bir şekilde gerçekleşmelidir. Aynı zamanda, bakıma muhtaç kişinin bağımsızlığını ve haysiyetini korumak da önemlidir. Desteğe ihtiyaç duyan herkes, sürekli kontrol altında olduğu hissine kapılmak istemez. Bu nedenle ilaç yönetimi her zaman bir güven meselesi ve doğru dengeyi bulma meselesidir.
Bakıma muhtaç birçok kişi bu sürece aktif olarak katılmaya devam edebilir: İlaçlarını tanırlar, haplarını kendileri almak isterler ya da en azından belirli bir ilacın neden önemli olduğunu anlamak isterler. Yakınları, bu bağımsızlığı mümkün olduğunca korumalıdır. Yardım etmek, her şeyi devralmak anlamına gelmez. Çoğu zaman, birlikte güven veren bir düzen oluşturmak yeterlidir.
Bu, örneğin ilaç alma saatlerini birlikte belirlemek, hatırlatıcılar ayarlamak veya ilacın alındığını görünür bir şekilde teyit etmek anlamına gelebilir. İçindeki ilaçlar buna uygunsa ve mevcut plana göre sorumlu bir kişi tarafından dolduruluyorsa, bir ilaç kutusu da yardımcı olabilir. Belirsizlik durumunda eczane veya bakım hizmeti danışmanlık sağlayabilir.
Kontrolün amacını açıkça konuşmak da önemlidir. Mesele, güvensizlik ifade etmek ya da birini çocuk gibi muamele etmek değildir. Amaç, hataları önlemek ve güven sağlamaktır. Özellikle çok sayıda ilaç, değişen alım saatleri veya yeni reçeteler söz konusu olduğunda, birlikte kontrol yapmak rahatlatıcı olabilir. Bu, bakıma muhtaç kişinin üzerindeki baskıyı azaltır ve yakınlarına daha fazla güven verir.
Basit ve net anlaşmalar bu konuda yardımcı olur:
Kişi hangi ilaçları kendi başına alıyor?
Hangi ilaçlarda yardım almak mantıklıdır?
İlaçları kim hazırlıyor?
İlaçların alındığı nasıl kaydedilir?
İlaç alınması unutulursa ne yapılır?
Ne zaman doktor muayenehanesine veya eczaneye danışılır?
Öz bağımsızlık azaldığı durumlarda özellikle hassas bir yaklaşım sergilenmelidir. İlaçlar sık sık unutuluyor, karıştırılıyor veya iki kez alınıyorsa, daha fazla destek gereklidir. Ancak bu, ani ve dayatıcı bir şekilde değil, mümkün olduğunca anlaşılır bir şekilde açıklanmalıdır: Sorumluluk “elinden alınmaz”, aksine birlikte daha güvenli bir şekilde düzenlenir.
Yakınlar da rollerinin bilincinde olmalıdır. Onların görevi, tıbbi kararların yerine geçmek veya dozajları kendi başlarına değiştirmek değildir. Görevleri öncelikle genel durumu takip etmek, ilaç alımına eşlik etmek, olağandışı durumları belgelemek ve belirsizlikler olduğunda zamanında uzmanlarla görüşmektir.
Destek, yalnızca gerekli olduğu ölçüde olmalı ve aynı zamanda güvenli ilaç alımının gerektirdiği kadar güvenilir olmalıdır.
04
Özel uygulamaları güvenli bir şekilde organize etmek
Bakım sürecinde ilaçlar sadece tablet şeklinde alınmaz. Farklı uygulama şekilleri, hazırlık, saklama, hijyen ve belgeleme açısından farklı gereklilikler getirir. Yakınlar bu konuda anlaşılır bir eğitim almalı ve herhangi bir belirsizlik durumunda derhal doktor muayenehanesi, bakım hizmeti veya eczaneye danışmalıdır. Dozaj veya uygulama şekli kendi başına değiştirilmemelidir.
Hap kutuları
İlaç kutuları, ilaç alımını düzenli bir şekilde organize etmeye yardımcı olabilir. Hangi ilaçların günün hangi saatinde alınması gerektiğini bir bakışta gösterirler. Özellikle günde birden fazla ilaç alınması gereken durumlarda bu, büyük bir kolaylık sağlayabilir.
Kutunun, güncel ilaç planına göre özenle doldurulması önemlidir. Doktor randevuları veya hastane yatışları sonrasında yapılan değişiklikler derhal dikkate alınmalıdır. Ayrıca, kutuyu kimin hazırladığı, kimin kontrol ettiği ve bir tablet kaldığında veya bir bölmenin boş olması gerekmemesine rağmen boş kaldığında ne yapılacağı da net olmalıdır.
Tüm ilaçlar her ilaç kutusuna uygun değildir. Bazıları orijinal ambalajında kalmalı veya özel koruma altında saklanmalıdır. Bu konuda eczane danışmanlık sağlayabilir.
İnsülin
İnsülin özel bir özen gerektirir. Doğru insülin türü, reçete edilen doz, uygun zamanlama ve doğru uygulama çok önemlidir. Saklama koşulları ve raf ömrü de dikkate alınmalıdır.
İnsülin konusunda hiçbir şey hislere göre ayarlanmamalıdır. Kan şekeri değerleri normalin dışındaysa, öğünler atlanırsa, bakıma muhtaç kişi hastaysa veya doz konusunda belirsizlik varsa, tedaviyi yürüten muayenehaneye danışılmalıdır. Ayrıca, yakınlar için hipoglisemiyi fark edebilmek ve doğru şekilde tepki verebilmek önemlidir.
Net bir kayıt tutmak faydalıdır: Ne zaman ne kadar insülin verildi? Hangi kan şekeri değerleri ölçüldü? Titreme, terleme, kafa karışıklığı, halsizlik veya olağandışı yorgunluk gibi olağandışı belirtiler var mıydı?
Damlalar
Damlalar ilk bakışta basit görünse de günlük hayatta hataya açık olabilir. Damlaların tam sayısı, alınma zamanı ve uygulama şekli net olmalıdır. Bazı damlalar doğrudan alınırken, diğerleri sıvıyla karıştırılarak alınır. Bazıları açıldıktan sonra sınırlı bir süre saklanabilir.
Şişeyi doğru tutmak ve damlaları doğru saymak önemlidir. Görme bozukluğu, titreme veya konsantrasyon sorunları varsa yardım gerekebilir. Bu durumda da ilacı kimin hazırlayacağı, kimin eşlik edeceği ve alımın nasıl kaydedileceği belirlenmelidir.
İhtiyaç duyulduğunda alınan ilaçlar
İhtiyaç duyulduğunda alınan ilaçlar düzenli olarak değil, yalnızca belirli durumlarda, örneğin ağrı, mide bulantısı, huzursuzluk, kabızlık veya solunum zorluğu gibi durumlarda alınır. İşte bu nedenle, bu ilaçlar için özellikle net kurallar gereklidir.
Aşağıdaki hususlar açıkça belirtilmelidir:
Hangi şikayetlerde ilaç verilebilir?
Öngörülen doz nedir?
En fazla ne sıklıkta alınabilir?
Aralarda en az ne kadar süre bırakılmalıdır?
Ne zaman tıbbi yardım alınmalıdır?
İlaçın verilmesine kim karar verir?
Net talimatlar olmadan, ihtiyaç duyulduğunda alınan ilaçlar hızla belirsizliğe yol açabilir. Bu nedenle, yakınlar sadece hangi ilacın mevcut olduğunu bilmekle kalmamalı, aynı zamanda ilacın ne zaman ve nasıl kullanılabileceğini de bilmelidir.
Göz damlaları
Göz damlaları, örneğin kuru göz, iltihaplanma veya glokom gibi durumlarda sıklıkla kullanılır. Genellikle çok düzenli olarak uygulanmaları gerekir. Bu sırada hijyen, doğru uygulama ve farklı damlalar arasındaki zaman aralığı önemlidir.
Kullanmadan önce eller yıkanmalıdır. Damlalık ucu mümkün olduğunca göze, kirpiklere veya cilde temas etmemelidir. Birden fazla göz damlası reçete edilmişse, bunların hangi sırayla ve ne sıklıkla uygulanacağı netleştirilmelidir. Açılış tarihi de önemli olabilir, çünkü birçok göz damlası açıldıktan sonra sınırlı bir süre saklanabilir.
Bakım gerektiren kişiyle birlikte uygulamayı prova etmek, her şeyi tek başına üstlenmek yerine, yakınlar için yararlı olabilir. Böylece, mümkün olduğu ölçüde bağımsızlık korunur.
Merhemler
Merhemler, kremler ve jeller genellikle cilt sorunları, ağrılar, yaralar veya iltihaplanmalarda kullanılır. Burada önemli olan sadece bunların uygulanması değil, aynı zamanda nereye, ne sıklıkta, ne kadar miktarda ve ne kadar süreyle uygulanacağıdır.
Tıbbi merhemlerde, nereye, ne sıklıkta, ne kadar miktarda ve ne kadar süreyle uygulanacağı, üzerine bandaj sarılması gerekip gerekmediği ve eldiven giyilmesinin uygun veya gerekli olup olmadığı net olmalıdır. Yaralar, açık cilt bölgeleri veya nedeni belirsiz cilt değişiklikleri durumunda, uygulama konusunda bir uzmana danışılmalıdır.
Merhemlerde de kayıt tutmak önemlidir: Ne zaman uygulandı? Ciltte bir değişiklik oldu mu? Kızarıklık, sızıntı, ağrı, kaşıntı veya durumun kötüleşmesi var mı?
Net bir genel bakış çok önemlidir
Farklı ilaç formları, farklı gereklilikler getirir. Bu nedenle, yakınlar sadece ilacın adını bilmekle kalmamalı, aynı zamanda pratik kullanımını da anlamalıdır. İyi bir genel bakış, hataları önlemeye yardımcı olur: Ne, ne zaman uygulanır? Uygulamayı kim yapar? Neler belgelenmelidir? Ve hangi olağandışı durumlarda danışılması gerekir?
Özel uygulamalarda sadece ilaç ve dozun bilinmesi değil, aynı zamanda uygulama şekli, sorumluluk, belgeleme ve olağandışı durumlarla doğru şekilde başa çıkma da bilinmelidir.
05
Stokları ve reçeteleri takip etmek
İlaçların düzenlenmesi, sadece doğru şekilde alınmasını değil, aynı zamanda zamanında yenilenmesini de içerir. Eksik stok ancak son dozda fark edilirse, reçete, muayenehanenin ulaşılabilirliği, eczanede bulunup bulunmadığı ve ilacın alınması gibi konular kısa sürede netleştirilmelidir. Düzenli kontrol, önlenebilir kesintileri önler ve zaman baskısını azaltır.
Bu nedenle basit bir stok kontrolü faydalıdır. Bu kontrol sırasında, hangi ilaçların hala mevcut olduğu ve bunların yaklaşık olarak ne kadar süre yeteceği düzenli olarak kontrol edilir. Bu, özellikle günlük olarak alınan ilaçlar, insülin, göz damlaları, ağrı kesiciler, ihtiyaç duyulduğunda alınan ilaçlar veya her zaman hemen temin edilemeyen preparatlar için çok önemlidir.
Her ilaç için mümkün olduğunca net bir şekilde bilinmelidir:
Elimizde ne kadar kaldı?
Stok yaklaşık ne kadar süre yetecek?
Yeni bir reçete gerekli mi?
İlaç reçeteye tabi mi yoksa reçetesiz mi satılıyor?
Reçete düzenli olarak yenilenmeli mi?
Reçeteyi kim talep eder?
İlacı kim alır veya e-reçeteyi kim kullanır?
Teslimatla ilgili sorunlar var mı veya yerine başka bir ilaç mı verildi?
Özellikle doktor muayeneleri, hastanede yatışlar veya ilaç değişikliklerinden sonra bu konuyu dikkatle incelemek önemlidir. Bazı ilaçlar yeni başlanırken, diğerleri kesilir veya sadece belirli bir süre için reçete edilir. Eski kutular dolapta kalmaya devam ederse, bu karışıklıklara yol açabilir. Bu nedenle, artık ihtiyaç duyulmayan ilaçlar, kesinlikle kullanılmayacaksa ayrı bir yerde saklanmalı veya uygun şekilde imha edilmelidir.
İhtiyaç duyulduğunda kullanılan ilaçlar da düzenli olarak kontrol edilmelidir. Bu ilaçlar genellikle her gün kullanılmadığından gözden kaçması daha kolaydır. Yine de acil durumlarda hazır bulunmaları gerekir. Bu sırada son kullanma tarihi de kontrol edilmelidir; özellikle damlalar, merhemler, spreyler, acil durum ilaçları veya açılmış ambalajlarda bu kontrol daha da önemlidir.
Sabit bir sorumluluk dağılımı, eksikliklerin önlenmesine yardımcı olur. Birden fazla aile üyesi işin içindeyse, stokları kimin kontrol edeceği, reçeteleri kimin isteyeceği ve ilaçları kimin temin edeceği net olmalıdır. Net bir görev dağılımı olmadan, ortak bir çaba gösterilse bile bir görev yerine getirilmemiş kalabilir.
Örneğin, hap kutusunu düzenlerken sabit bir haftalık ritim benimsemek mantıklı olabilir. Bu sayede hangi ilaçların yakında biteceği doğrudan kontrol edilebilir. Böylece reçete talepleri daha planlı hale gelir, muayenehaneye yapılacak sorular bir araya toplanabilir ve eczane eksik ilaçları temin etmek için daha fazla zamana sahip olur.
Bir kişi stokları sabit bir ritimle kontrol edip bir sonraki adımları zamanında başlatırsa, stoklar güvenilir hale gelir.
06
Değişiklikleri güvenli bir şekilde uygulamak
İlaç yönetimi, bir reçete değiştiğinde özellikle dikkatli olmalıdır. Bu durum, bir doktor randevusunun ardından, hastanede yatışın ardından, yeni bir teşhis konulduktan sonra veya istenmeyen etkiler nedeniyle meydana gelebilir. Bu tür durumlarda, mevcut plana sadece yeni bir giriş eklemek yeterli değildir.
Her değişiklik için aşağıdakiler net bir şekilde anlaşılabilir olmalıdır:
Hangi ilacın kullanımı yeni başlatıldı, değiştirildi veya kesildi?
Yeni talimat ne zaman yürürlüğe giriyor?
Bununla birlikte, mevcut bilgilerin hangisi artık geçerli değil?
Değişikliği kim reçete etti veya onayladı?
Hazırlanmış ilaç kutuları veya stoklar güncellenmeli mi?
Hangi yakınlara, hizmetlere veya muayenehanelere bilgi verilmesi gerekiyor?
Kontroller veya özel gözlemler öngörülüyor mu?
Eski planlar, yeni durumun yanında görünür bir şekilde kullanılmaya devam edilmemelidir. Artık ihtiyaç duyulmayan ambalajlar, imha edilip edilemeyeceği teknik olarak netleşene kadar ayrı tutulmalı ve açıkça işaretlenmelidir. Böylelikle, eski bir talimatın yanlışlıkla tekrar günlük rutine girmesi önlenir.
Taburculuk mektubu, ilaç planı, ambalaj üzerindeki yazılar veya sözlü talimatlar birbiriyle çelişiyorsa, hangi bilginin kastedildiği konusunda kendi başınıza karar vermemelisiniz. Belirsizlik, mümkünse bir sonraki ilgili ilaç alımından önce ilgili muayenehane, hastane veya eczane ile açıklığa kavuşturulmalıdır.
07
Belirsizlikleri ve uyarı işaretlerini doğru şekilde değerlendirmek
İlaçların düzenlenmesi konusunda, yakınlar, belirsizliklere veya olası hatalara dair işaretler varsa özellikle dikkatli olmalıdır. Bu tür durumlar günlük bakım sürecinde olağandışı değildir, ancak ciddiye alınmalı ve mümkün olduğunca kısa sürede açıklığa kavuşturulmalıdır.
Karışıklıklar
Ambalajlar birbirine benziyorsa, etken madde ve ticari isimler net bir şekilde eşleştirilemiyorsa veya evde eski ve yeni ilaçlar aynı anda bulunuyorsa, ilaçlar karıştırılabilir. Özellikle hastaneden taburcu olduktan sonra veya ilaç tedavisinde bir değişiklik yapıldığında, hangi ilaç planının güncel olduğu ve hangi ilaçların gerçekten alınmaya devam edilmesi gerektiği kontrol edilmelidir.
Çift Alım
Bir ilacın daha önce alınıp alınmadığı belirsiz olduğunda, ilacın iki kez alınması söz konusu olabilir. Birden fazla kişi bakım sağlıyorsa veya alımlar net bir şekilde teyit edilemiyorsa bu risk artar. Çift doz alma ihtimali varsa, nasıl hareket edileceği konusunda derhal bir uzmana danışılmalıdır. Bu, ilgili ilaca, doza ve etkilenen kişiye bağlıdır.
Atlanan doz
Unutulan ilaçlar da sorun yaratabilir, özellikle de düzenli ve sürekli olarak alınması gereken ilaçlar söz konusu olduğunda. Önemli olan şudur: Unutulan bir doz, kendi başına çift doz alınarak telafi edilmemelidir. Ne yapılması gerektiği, ilgili ilaca bağlıdır ve şüphe durumunda bir uzmana danışılmalıdır.
Belirsiz ihtiyaç bazlı ilaçlar
İhtiyaç duyulduğunda alınan ilaçlar, sabit bir günlük programa göre alınmadıkları için hataya özellikle açıktır. Bu ilaçların hangi şikayetlerde, hangi dozda, en az ne kadar aralıkla ve günde en fazla kaç kez alınabileceği açıkça belirtilmelidir. Bu bilgiler eksikse veya birden fazla kişi bu ilaçları farklı şekillerde kullanıyorsa, bir sonraki dozdan önce kullanım şekli bir doktor muayenehanesi veya eczaneye danışılmalıdır.
Kendi başınıza yapılan doz değişiklikleri
İlaçlar, doktorla görüşülmeden reçetede belirtilenden daha yüksek, daha düşük, daha seyrek veya daha sık alınmamalıdır. Görünüşte mantıklı gibi görünen kararlar bile riskli olabilir: tansiyon değeri bir kez düşük çıktığı için tansiyon ilacını atlamak; kan şekeri değerinin anormal olması nedeniyle insülin dozunu ayarlamak; şikayetlerin artması nedeniyle ağrı kesiciyi daha sık vermek. Bu tür değişiklikler her zaman tedavi eden doktorla veya başka bir yetkili uzmanla görüşülmelidir.
İlaç alımından sonra ortaya çıkan yeni veya belirgin şikayetler
Yeni şikayetler, ilacın alınma zamanına göre kaydedilmeli ve tıbbi açıdan değerlendirilmelidir. Şiddetli nefes darlığı, bilinç kaybı veya başka bir hayati tehlike arz eden durum gibi ciddi reaksiyonlarda derhal 112 numaralı acil servis aranmalıdır.
Bir belirsizlik, otomatik olarak bir zararın meydana geldiği veya yakınların ihmalkar davrandığı anlamına gelmez. Bu durum, ilacın kullanımına devam edilip edilemeyeceğinin artık net olmadığını gösterir. Bu durumda üç adım yardımcı olur: durumu ve zamanı kaydetmek, güncel ilaç planını ve ambalajı hazır bulundurmak ve uzman tavsiyesi almak. Akut veya hayati tehlike arz eden şikayetlerde, hızlı tıbbi yardım, durumun belgelenmesinden önceliklidir.